Dolar : Alış : 32.7810 / Satış : 32.8400
Euro : Alış : 35.0464 / Satış : 35.1096
HAVA DURUMU
hava durumu

Adana

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 14 Kategoride 1584 İçerik Bulunuyor.

Röportajlar

Karpuzundan Şalvarına Adana’yı Düşünen Bir Başkan: “Mehmet Akın Doğan”

06 Haziran 2024 - 75 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Adana Gündemi»Karpuzundan Şalvarına Adana’yı Düşünen Bir Başkan: “Mehmet Akın Doğan”
Karpuzundan Şalvarına Adana’yı Düşünen Bir Başkan: “Mehmet Akın Doğan”

Akdeniz Bölgesi’nin en aktif ziraat odası başkanlarından birisi şüphesiz Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan. Onu her an sahada, toplantıda ya da bir TV kanalında çiftçilerin sorunlarını anlatırken görebilirsiniz. Öyle ki 14 Mayıs Çiftçiler Günü’nde Ankara’da gerçekleşen ziraat odalarının genel toplantısında Akdeniz Bölgesi çiftçilerinin sorun ve taleplerini Doğan aktardı. Doğan sadece çiftçilerin sorunlarını değil Adana’yı da kendisine dert edinen bir insan. Adana Şalvarı’nı tescilleştirmek için 3 sene mücadele edecek kadar da Adana sevdalısı. Biz de İş’te Life Adana olarak çiftçilerin sorunlarını, Adana’nın şalvarını, karpuzunu, tarım sektörünün mevcut durumunu ve geleceğini en doğru isimle konuştuk. Samimi sorularımıza samimi yanıtlar aldık.

İş’te Life Adana/Hanifi Aktaş

14 Mayıs Çiftçiler Günü’nde Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılım gösterdiği toplantıda bölgemizdeki çiftçilerin sorunlarını dile getirdiniz. Toplantı nasıl geçti? Neler konuşuldu?

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeni ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından, Türkiye’de bulunan 755 Ziraat Odası’nın katılımı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği toplantı salonunda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve bakanlarımız eşliğinde verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Ben de Yüreğir Ziraat odası başkanı olarak Akdeniz Bölgesi’ni temsilen katıldım. Tüm Akdeniz bölgesi çiftçilerinin sorunlarını konuşmacı olarak anlattım. Tarım bakanımıza bölgemizin tüm sorunlarını aktardım.

Ne tür sorunlardan bahsettiniz?

“Biz Ankara’dan buruk döndük.”

Öncelikle Akdeniz Bölgesi turfanda sebze meyve üretiminin yoğun olarak yapıldığı bir yer. Ülkenin meyve ve sebze ihtiyacının büyük bir bölümünü bölgemiz karşılıyor. Mayıs ayı ile birlikte Adana’da buğday hasatı başladı. Ben de toplantıda buğday fiyatının bu yıl en azından enflasyon artış oranında artması gerektiğini söyledim. Fakat o yönlü bir artışın olmayacağı izlenimini aldığımıı belirtmek isterim. Ne yazık ki çiftçimizin bu sene de yüzü gülmeyecek gibi duruyor. Biz Ankara’dan buruk döndük.

“Türkiye olarak su zengini bir ülke değiliz. Biz su fakiri bir ülkeyiz”

Türkiye’de eski usul sulama alışkanlıklarının terk edilerek yerine kapalı basınçlı sulama sistemleri kurulmalı. Çünkü kapalı basınçlı sulama sistemleri olduğunda o bölgelere elektrik ve ekipman götürmeye gerek yok. Bu da hem devletimiz hem de çiftçimiz açısından maliyeti azaltacaktır. Biz Türkiye olarak su zengini bir ülke değiliz. Biz su fakiri bir ülkeyiz. Çünkü ülkemizde normal bütün tatlı su kaynaklarının %77’sini tarımda kullanıyoruz. %13’ünü üretimde ve enerjide kullanıyoruz. Geri kalan %10’u da içme suyu ve evlerde kullanıyoruz. Bu %77 oran çok büyük. Ben bunu bakanımıza anlattım. Damlama sulama teşviki verilirse de bu %77’lik oran rahatlıkla düşürülebilir.

“Bu ürünleri para kazansak da kazanmasak da üretmek zorundayız”

Biz çiftçilerimize pozitif ayrımcılık yapılmasını, çiftçilerimize daha fazla ödenek ve teşvik ayrılmasını talep ediyoruz. Çünkü tarım sektörü ertelenemez bir sektör. Kişisel olarak birçok ihtiyacınızı erteleyebilirsiniz ama yemi içme ihtiyacınızı erteleyemezsiniz. Öyleyse tarım teşvikleri de ertelenmemeli. Pandemi döneminde gördük. Paranız olsa dahi ayçiçeği, mısır, buğday gibi temel gıda maddelerini yurt dışından getirme şansınız olmuyor. Keza Ukrayna-Rusya savaşında ayçiçeğine ulaşmakta sıkıntı yaşadık. Bu ürünleri para kazansak da kazanmasak da üretmek zorundayız.

“hasatımız varken yurt dışından gelen ürünlere ithalat yasağı konulmalı”

Muz ve avokado Akdeniz Bölgesi için çok önemli meyveler. Akdeniz Bölgesi’nde muz, Eylül ayından Mayıs ayına kadar hasatı yapılan bir ürün. O dönem, hasatımız varken yurt dışından gelen ürünlere ithalat yasağı konulması hususunu da bakanımıza ilettim.  Bakanımız da tüm talepleri not etti. Bizler çiftçilerimizin tüm sorunlarını yetkili makamlara iletmeye ve konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Mayıs ayı ile birlikte Çukurova’da ve Türkiye’nin birçok bölgesinde ziraat alanında hareketlilik artıyor. Bu seneyi çiftçi açısından nasıl görüyorsunuz?

“çok umutlu olduğumu söyleyemem”

Adana Bölgesi’nde genelde bahçe bakımları, ekimler, sulamalar devam ediyor. Adana Bölgemizde yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat olduğu için her zaman hareketlilik var. Fakat şuan yoğun olarak karpuz, kavun ve buğday hasatı yapılıyor. İlerleyen günlerde domates başlayacak. Soğan ve patatesin satışı şuan devam ediyor. Patates ve soğan fiyatları azalış eğiliminde. Çiftçimiz ve tüccarımız şuanda patates ve soğandan para kazanamıyor. Keza karpuzda da 11-12 liradan 7-8 liraya bir düşüş var. 2023 yılı çiftçilerimiz için çok da iyi geçmedi. İnşallah 2024 hem çiftçilerimiz hem de tüketicilerimiz açısından iyi geçer. Umutla bakmak gerekiyor ama çok da umutlu olduğumu söyleyemem.

Bu sene getirisinin çok yüksek olacağını düşündüğünüz bir ürün var mı?

Bu soruyu genelde çiftçilerimizden de sıkça duyarız. Bize ulaşırlar, “seneye hangi ürünü ekelim” derler ama biz çiftçilerimize “şu ürünü ek” diyemiyoruz. Çünkü hiçbirisinde ışık görünmüyor. Buğday ek desen para etmiyor, mısır ek desen para etmiyor, ayçiçeği desen para etmiyor, pamuk desen para etmiyor. Narenciye desen 2023’te en kötü yılını yaşadı. Maalesef çiftçilikte eski kazançlı dönemler kalmadı. O yüzden ürün ekimi tavsiyesinde bulunmak çok güç.

Adana şalvarının tescillenmesi adına büyük mücadele verdiniz ve kazandınız. Artık Adana Şalvarı tescillendi. Adana şalvarını tescilleme fikri nasıl doğdu? Süreç nasıl gelişti?

Önceki dönem valilerimizden şuan ise Bursa Valiliği yapmakta olan Mahmut Demirtaş, Adana’da coğrafi işaretli ürünlerin çok az olduğunu gördü. Ö dönemde yanılmıyorsam sadece kebap vardı tescilli ürünlerde. Şuan Vali Demirtaş’ın ön görüsü ile 22 ürüne ulaştık. O dönem vali karpuzu tescillememizi önerdi. Biz karpuzla da yetinmeyerek “Adana’ya gidek mi? Şalvarından giyek mi” şarkısından esinlenerek şalvarı da tescillemek istedik. Tabi bu belgeleri almak için tam 3 yıl emek ve çaba harcadık. Türk Patent Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Daire Başkanlığı’na müracaatımızı yaptık. Şalvarın da karpuzun da ayırt edici özelliklerini titizlikle sunduk ve nihayetinde belgemize kavuştuk. Belgemizi de yeni valimiz Yavuz Selim Köşger’e takdim ettik.

Bir de “Ham Karpuz Koruma Timi” var. Bu tim ne için oluşturuldu ve ne yapıyor?

“tüketiciyi karpuza küstürmemek için Ham Karpuz Koruma Timi’ni sahada görevlendirdik”

Domatesi, biberi, soğanı gördüğünüz anda ham olup olmadığını anlarsınız. Ama karpuzda bunu anlamak daha zor. Bunu ancak bu işin içinde olan üreticiler, tüccarlar ve uzmanlar bilir. Bizler de Ham Karpuz Timi’ni oluşturarak sahaya gönderdik. Haziran başına kadar ekibimiz sahada dolaşıyor ve ham karpuzun kesiminin yapılmasının önüne geçiyor. Haziran başından sonra zaten buna ihtiyaç kalmıyor; karpuzlar olgunlaşmış oluyor.

 Bazen tüccarlar karpuz fiyatı artmadan ürünü alayım diye ham haldeyken kesim yaptırabiliyor. Bu sefer tüketiciler ham karpuz yiyip karpuza küsüyor. Tüccar da aslında kendi ayağına sıkmış oluyor. Çünkü karpuz tüketimi düşüyor. Biz bunun önüne geçmek, tüketiciyi karpuza küstürmemek için Ham Karpuz Koruma Timi’ni sahada görevlendirdik.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

FY Ajans