Dolar : Alış : 18.6123 / Satış : 18.6458
Euro : Alış : 19.4206 / Satış : 19.4556
HAVA DURUMU
hava durumu

Adana

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 14 Kategoride 1338 İçerik Bulunuyor.

Röportajlar

Genç Gazeteciler Sahada Olmak İstiyor

16 Mayıs 2022 - 330 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportajlar»Genç Gazeteciler Sahada Olmak İstiyor
Genç Gazeteciler Sahada Olmak İstiyor

Toplumun gözü önünde olan birçok meslek gibi gazetecilik mesleği de farklı yönleri ile hep tartışılagelmiştir. Kimi zaman siyasetle, kimi zaman toplumla, kimi zaman bürokrasi ile kimi zaman da iş dünyası ile olan ilişkisi sorgulanmıştır. Nerdeyse her alana temas eden, her alanla ilişki içinde olan gazetecilik mesleği için bu akıbet kaçılnımaz görünüyor. Biz de İş’te Life Adana olarak Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden dört farklı öğrenci ile Gazetecilik mesleğini seçme nedenlerini, fakültelerinden ne umup ne bulduklarını, ilerde kendilerini nerede gördüklerini ve Gazeteciliğin mevcut durumunu konuştuk.

İş’te Life Adana/Hanifi Aktaş

“Kendi işimi yapmak istiyorum”

Sefa Akgül/Öğrenci

Sefa Akgül Gazetecilik Bölümü 2. Sınıf öğrencisi. Bölüme isteyerek geldiğini söylüyor. İletişim Fakültesi’de olmaktan mutlu. “Ama” diye ekliyor; “keşke uygulamalı derslerimiz daha fazla olsa da sahada aktif olarak bulunabilsek”.

Sefa bu konuda suçu tamamen fakülteye atıp kolaya kaçmıyor ve özeleştirisini de veriyor. “Bunda benim de eksikliğim var elbette. Fakültemizde kendini geliştirip güzel işler başaran arkadaşlarımız da var. O arkadaşların ilerde sektörde iyi yerlere geleceğini de düşünüyorum” diyor. Peki, sen kendini ilerde nerede görüyorsun diye sorduğumda yine samimiyetiyle cevap veriyor.”İleride kamu ya da özel sektörde bir yerde çalışan olarak yer almaktansa kendi işimi yapmak istiyorum. Bu gazetecilik olmayabilir, farklı alanlar da olabilir ama kendi işim olmasını istiyorum.”

Gazeteci tarafsız olmak zorunda değil, ama tarafsız bakmak zorunda

Kader Kaplan/Öğrenci

Kader Kaplan Gazetecilik 3. Sınıf Öğrencisi. Muazzam enerjisi ile sohbetimize dâhil oluyor. Onun da Gazeteciliği seçme nedenini ve serüvenini soruyorum;

Gazetecilik mesleğini bilinçli olarak seçtim. Bu mesleğe çocukluğumdan bu yana ilgim var. Ailemin karşı çıkmasına rağmen bu bölümü tercih ettim. Gazetecilik Bölümü’ne gelmeden evvel Kamu Yönetimi bölümünü okuyordum fakat orada mutlu olamayacağımı anlayınca bu bölüme geldim.” diyor. Peki, iyi ki bu bölüme geldim diyor musun diye sorduğumda Kader içini döküyor…

“Fakülteye geldiğime değdi diyemiyorum. Son iki senede pandemi sürecinden ötürü çoğu dersimizi online olarak görmek zorunda kaldık. Pandemi sonrasında okula geldiğimizde ise pratik yapma imkânlarının çok sınırlı olduğuna şahit olduk. Ben üçüncü sınıf öğrencisi olmama rağmen fotoğraf makinesini daha bu sene elime alabildim. Ayrıca fakültemiz üniversite yerleşkesinin neredeyse en ücra köşesinde ve bu durum kampüs olanaklarından faydalanmamızı zorlaştırıyor.”

Mezun olduktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun dediğimde Kader beni şaşırtmıyor.

“Mezun olduktan sonra savaş muhabirliği ve köşe yazarlığı yapmayı çok istiyorum. Ailem yine savaş muhabirliği konusunda kaygılarından ötürü karşı çıkıyorlar ama ben savaş muhabirliğini çok istiyorum.”

Gazeteciliğin mevcut durumunu nasıl gördüğünü sorduğumda ise Kader;

Gazeteciliğin mevcut durumunu çok sağlıklı görmüyorum. Gazetelerin ve gazetecilerin partilerin çok fazla etkisinde kaldığını düşünüyorum. Gerek iktidar basınında gerekse muhalif basında toplum için habercilik yapmaktan ziyade parti için propaganda yapma eğilimi olduğunu görüyorum. Örnek olarak, FOX TV’yi izlediğinizde Türkiye’nin çok kötü durumda olduğunu, A HABER’i izlediğinizde ise her şeyin güllük gülistanlık olduğunu sanıyorsunuz. Bu da gazeteciliğin dürüstlük ilkesine zarar veriyor. Gazeteci tarafsız olmak zorunda değil, ama tarafsız bakmak zorunda diye düşünüyorum” diyor.

“AA mı Socrates mi deseler ikilem yaşarım”

Mahmut Aydın/Öğrenci

Mahmut Aydın Gazetecilik 2. Sınıf öğrencisi. O da isteyerek gelenlerden ve o da uygulama derslerinin azlığından yakınanlardan. Ama Mahmut’un en büyük artısı çocukluğundan bu yana hayalini kurduğu spor muhabirliği ve spor yazarlığına çok yakınlaşmış olması. Bu yolda da önemsenecek bir gayreti var. Diğer arkadaşlarına nazaran alanı ile ilgili daha çok yazılı basın takip ediyor. Spor gazetelerinin, spor dergilerinin ve bu mecralarda yazan yazarların birçoğunu takip ediyor. En sevdiği dergiyi sorduğumda ise cevabı şaşırtmıyor; “Sokrates Dergisi’ni hem yazılı olarak hem de Youtube kanallarından beğenerek takip ediyorum” diyor ve ekliyor “Fakültemizin radyosunda spor alanında radyo programları hazırlıyorum…” Spor alanına o kadar ilgi duyuyor ki ilerdeki kariyerini de tamamen bu alana odaklamış. Hatta bu durumu izah etmek için şöyle bir cümle kuruyor;

“Mezun olduktan sonra Anadolu Ajansı’nda mı Socrates Dergisi’nde mi çalışmak istersin deseler ciddi anlamda ikilem yaşarım”.

“Sahada çalışan gazetecilerin çoğu bölüm mezunu değil”

İrem Tonğ/Öğrenci

İrem Tonğ Gazetecilik 2. Sınıf öğrencisi. Lise yıllarından bu yana yazmayı sevdiğini söylüyor ve bu sevgisinin onu Gazetecilik Bölümü’ne kadar getirdiğini ekliyor. Ama bölümü yazarken yaşadığı çekinceyi ise şöyle ifade ediyor; “bölümü yazarken çekindiğim tek şey, gazetecilik mesleğini sahada yapanların birçoğunun bölüm mezunu olmadığını bilmekti. Bu bende işsizlik kaygısını da beraberinde getirdi. Kaygımın temelinde bakmam gereken bir ailemin oluşu vardı. Bu yüzden bir dönem acaba bu bölümü yazmasam mı diye düşündüm.” Diğer arkadaşlarına sorduğum gibi İrem’e de soruyorum. Fakültede aradığını bulabildin mi?

Fakültede beklediğim şeyi tam olarak bulamadım. Birinci sınıfın tamamı online derslerle geçti. Bu sene de yüz yüze eğitime geçtik ama mesleki anlamda uygulama yapma fırsatımız olmuyor. Bir de yabancı dil konusunda yetersizliğimiz var. Bu iki durumun dışında konu sınırlandırılmasına maruz kalmamız da gelişimimiz önünde engel gibi duruyor. Bazı konulara giremiyoruz onları yazamıyoruz.”

Gazetecilik Bölümü öğrencisi olarak mevcut Gazeteleri ve Gazetecileri nasıl gördüğünü sorduğumda ise bir akademisyen bilgiçliği ile sorunları madde madde sıralıyor İrem;

Gazeteciliğin şimdiki durumuna baktığımda üç sıkıntı ön plana çıkıyor bana kalırsa. Birincisi düşünce özgürlüğünün olmayışı, ikincisi, tıklanma kaygısının diğer mesleki kaygıların önüne geçmiş olması, üçüncüsü ise gençlere çok fazla fırsat tanınmaması.”

Gazetecilik Bölümü öğrencilerini dinlediğimizde öne çıkan ortak sorunun uygulama derslerinin azlığı ve sahada yer bulamamak olduğu görünüyor. Diğer bir sorun olarak da işsiz kalma kaygısı ön plana çıkıyor. Her şeye rağmen enerjileri, güler yüzleri ve berrak zihinleri ile genç gazeteciler ümit veriyor.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

FY Ajans