Dolar : Alış : 9.3140 / Satış : 9.3307
Euro : Alış : 10.8308 / Satış : 10.8503
HAVA DURUMU
hava durumu

Adana28°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 14 Kategoride 1047 İçerik Bulunuyor.

Röportajlar

Çözüme Ortak Ol Derneği “Daha yaşanılabilir bir hayat”

08 Ekim 2021 - 77 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportajlar»Çözüme Ortak Ol Derneği “Daha yaşanılabilir bir hayat”
Çözüme Ortak Ol Derneği “Daha yaşanılabilir bir hayat”

ÇOLDer ile ajansımızda yapılması planlanan bir çalışma vesilesiyle bir araya geldik. ÇOLDer Kurucu Üyesi ve Başkanı Özge DEMİRDELEN’in gözlerindeki heyecanı görünce evet dedim, bu ülkede bundan sonrasında gençler ile çok şeyler değişecek. Toplumun gelişmesi ve farkındalığın oluşturulmasını amaç edinerek kurulan dernek yönetimi ve gönüllüleri ile tanışmaktan mutlu oldum gurur duydum.

Akademisyen olan Çözüme Ortak Ol Derneği Başkanı Özge Demirdelen ile derneği ve çalışmalarını konuştuk.

Filiz Yıldırıcı/İş’te Life Adana

Çözüme Ortak Ol Derneği ne zaman kuruldu? Kuruluş amacınız nelerdir?

ÇOLDer, 2020 yılının Eylül ayında kuruldu. Sivil toplum faaliyetlerinin etkinleştirilmesini, geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapan kişilere, kurum ve kuruluşlara destek vermek, toplumun bilinçlenmesine ve güçlenmesine katkıda bulunacak faaliyetleri ve araştırmaları gerçekleştirmek, bu faaliyetleri yaparken kadın ve erkeğin, çocuk/genç ve yetişkinin/yaşlıların birbiriyle etkileşimini güçlendirmek, cinsiyet ayrımı yapmaksızın hep birlikte çözümlere ortak olmak ve yeni çözümler bulmak, çözümler için proje, fikir, çalışma vb. sürdürülebilir nitelikteki aktivitelerin özendirilmesi, yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, koordine edilmesi ve toplumda yardımlaşma ile dayanışma gücünün artırılması amacı ile kurulmuştur.


ÇOLDer Kurucu Üyesi ve Başkanı Özge DEMİRDELEN

Faaliyetleriniz nelerdir?

ÇOLDer’in faaliyet alanını; farkındalığın yaratılmasını, eşitsizlik durumunun ortadan kaldırılmasını, proje üretilmesini ve yardımlaşma bilincinin geliştirilmesini gerektiren her alan oluşturmaktadır. ÇOLDer; eğitim, ekonomi, sosyal, bilimsel, teknoloji, kültürel, istihdam, çevre gibi her alanda yurt içinde ve yurt dışında faaliyet göstermektedir.

Hayata geçirdiğiniz projeleriniz var mı? Varsa nelerdir?

İlk genel kurulumuzu 27 Mart 2021 tarihinde gerçekleştirdik.Dernek organlarımızı belirledik. Komitelerimize koordinatörlerimizi atadık. İstanbul, Ankara, Mersin, Konya, Urfa ve Osmaniye temsilciliklerimiz faaliyete başlayacak; temsilci atamalarımızı gerçekleştiriyoruz. Fikir Atölyesi ve Proje Değerlendirme Komitesi’nde değerlendirme aşamasında olan projelerimiz ve başvuruda bulunduğumuz “Hayatına Kendi Gözlerinden Bakan Kadınlar” projemiz var. Osmaniye’deki bir anaokulu binasının iyileştirilmesi açısından adım atılmasında katkımız oldu diyebiliriz.

Planlanan projeleriniz nelerdir?

İklim Değişikliği ve Göç” temalı olarak belediyelerle işbirliği içinde olmayı planladığımız ve başvuruda bulunacağımız “İklim Çocukları” projemiz var. Bunun dışında çağrıya çıkacağımız, Kadınların ve Toplumun Farkındalık Bilincini Geliştirme Komitesi ile Sivil Toplum Kuruluşları ile İletişimi ve Ortak Hareketi Geliştirme Komitesi olarak hayata geçirilecek “CRE117” farkındalık projemiz var. Instagram sayfası da açıldı. Bu projenin çıkış noktasını anlatan ve ilham veren olayı anlatacağımız kısa videomuz olacak. Ayrıca “Ağustos Böceği mi yoksa Karınca mısın?” sorusuyla toplumun ne şekilde bir eğilim göstereceğini de merak etmekteyiz. Diğer yandan “to hear their voice” olarak Çevre ve Hayvan Hakları Komitesi ile Sivil Toplum Kuruluşları ile İletişimi ve Ortak Hareketi Geliştirme Komitesi’nin ortak projesinin çağrısı yapılacak. Toplum Sağlığı ve Bilinçlendirme Komitesi’yle Sivil Toplum Kuruluşları ile İletişimi ve Ortak Hareketi Geliştirme Komitesi iş birliğinde genetiksel hastalıklarla ilgili özellikle SMA hastalığına dair farklı disiplinleri bir araya getirecek bir çalıştayın, bilinçlendirici materyallerin ve etkinliklerin hazırlığı içersindeyiz. Çocuk Hakları ve Geleceğe Umut Komitesi ile Eğitim ve Eğitimde Eşitlik Komitesi’nin ortak olarak gerçekleştirmeyi planladığı “Yeşeren Kalemler” projesi de bulunmaktadır. Her çocuğu, kendisine uygun toprak ve suyu bulup yeşermeyi bekleyen birer tohum olarak görüyoruz. Çocukların kendilerine uygun toprak ve suyu keşfetmelerinin evde başladığını; okula başlamaları ile okul sıralarında devam ettiğini düşünüyoruz.Öğrencilik hayatlarını kalem ve kağıtla iç içe geçirmekte olan çocuklara; farkındalık sağlamak, birer tohumken nasıl su verilir, ekilirse onu ilerde vermelerini gösteren, kendilerinin farkına varmalarını, geleceğin kendilerinin olduğunu anlamalarını ve aynı zamanda çevre bilincini aşılamak, kendilerine uygun toprak ve suyu keşfetmeleri için destek olmak amacıyla planlanmış projedir.

Sizce Türkiye’de STK çalışmaları yeteri kadar başarılı mı?

ÇOLDer’in kuruluş aşamasındayken yurt içi ve yurt dışı sivil toplum kuruluşlarına dair çok fazla araştırma yaptık. O kadar çok sivil toplum kuruluşu var ki. Genel olarak baktığımızda bir şeyi farkettik. Esasen çoğunun ulaşmak istediği sonuç aynı. Hangi alanda olursa olsun, “Daha yaşanılabilir bir hayat” isteniyor. Bunun için de birlikte hareket etmek gerekiyor ve sivil toplum kuruluşu çatısı altında ilk adım atılıyor. Buradan sonrası en önemli aşama. Kurulurken duyduğu heyecan ve istek, amaç ve kapsamı doğrultusunda ne kadar hareket ediyor ve nasıl destek görüyor ya da destek görebiliyor mu? Evet, çok güzel işler yapan ve belirli bir noktada ciddi başarılar elde edenler var ve bunu görmek o kadar mutlu edici ki. Daha fazla katkı sunabilmek ve daha fazla mutlu edici çalışmalara şahit olabilmek için de desteğin, işbirliklerin artması ve esasen çıkış noktasındaki esas amaçtan şaşmamak gerekiyor. İşte o zaman “başarılı şeyler yapılabiliyor” diyebileceğimiz ve başarılı olan çalışmaları görebileceğimiz çok daha fazla çalışma olacaktır, diye düşünüyorum.

Diğer STK’lar ile koordineli yürüttüğünüz projeler var mı? Nelerdir?

Diğer STK’lar ile koordineli çalışmanın öneminin farkındayız. Bu nedenle de komitelerimiz arasında Sivil Toplum Kuruluşları ile İletişimi ve Ortak Hareketi Geliştirme Komitesi’ne de yer verdik. Projelerimizi yaparken veya onların yaptıkları projelere destekte ÇOLDer olarak amacımıza uygun olduğu sürece işbirliği içinde olacağımızı belirtmek isteriz.Şu an için “Yeşeren Kalemler”, “CRE117”, “İklim Çocukları” projeleri için iş birliği içinde olacağımız STK’lar var.İsimlerini resmileştiğinde paylaşabileceğiz.

Gelişmiş bir toplum refahına ulaşmak için yapılması gereken öncelikler nelerdir?

Örneğin, çocukların kendi farklarına varmalarını istiyoruz. Her şeyin temelde olduğunun bilincindeyiz ve istiyoruz ki bu bilinci çocuklara da verelim. Çocuklar gelecek demektir. Onların iyi eğitim almalarını, sağlıklı psikolojiye sahip olmalarını, hayal kurmalarını ve gerçekleştirme isteği içinde olmalarını, öz değerlerini anlamayı, geleceğin kendileri olduğunu ve diğer temele ilişkin hususları sağlayabilelim ki her yönüyle donanımlı ve güzel bir toplum oluşsun. Biz, temele eğilerek elimizden geldiğince sorunlara eğilmek ve çözüm üretmek istiyoruz. Ancak bu şekilde esas büyük sorunların üstesinden gelebilme ihtimalinin doğabileceğine inanıyoruz. Bu nedenle de çocuklara, eğitime ve sağlıklı psikolojiye çok fazla önem veriyoruz.

Hep sorunlardan bahsediyoruz. Dijital platformlarda paylaşım yaparken dahi dikkat edin hep sorunu anlatan içerikler var. “Tamam, sorun var. Peki, buna önerin ne? Yani nasıl çözülebilir? Bu konuda ne düşünüyorsun?” denildiğinde bir sessizlik oluyor. Esas sorun burada başlıyor. Sorun var diyorsak çözümü de söylemeliyiz. En azından denemeliyiz. Biri fikrini söyler, diğeri ekler. Böyle böyle adımlar atılır, sesler duyulur, esas farkındalık oluşur. Elimizi taşın altına koymaktan çekinmemeliyiz. Elbette bütün sorunları çözmek mümkün değil; ama kendi çevrenizdeki bir soruna dahi çözüm bulduğunuzu düşünmeyi denemekten de ne zarar gelir ki? Aksine o farkındalığı oluşturmuş olursunuz. Çünkü hayat da gelecek de sizin, bizim. Birlikte temele eğilmeliyiz. Sorunun kaynağını tespit edip ona yönelik çözümler bulmalıyız. En azından elimizden geleni yapmalıyız. Bunu yaparken de “Kadın-erkek yok, biz varız!” demeliyiz. Başkalarının çözümlerine katılarak ya da kendi çözüm fikirleriyle, “Ben de varım!” diyerek çözümün bir parçası olmaya gönüllü olmalıyız. Birinin hayatına dokunduğunuzu düşünün. O da gidecek başka birine, o bir başkasına derken, oluşan ağa baktığınızda gelinecek nokta çok farklı olabilir. Yeter ki isteyelim, daha güzel bir dünya elbet mümkün olur.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

FY Ajans