Dolar : Alış : 7.2661 / Satış : 7.2792
Euro : Alış : 8.5939 / Satış : 8.6093
HAVA DURUMU
hava durumu

Adana36°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 14 Kategoride 912 İçerik Bulunuyor.

Röportajlar

Albayrak’tan enflasyon ve altın tahvil ihracı açıklaması

19 Aralık 2018 - 276 kez okunmuş
Ana Sayfa » Ekonomi Gündemi»Albayrak’tan enflasyon ve altın tahvil ihracı açıklaması
Albayrak’tan enflasyon ve altın tahvil ihracı açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Enflasyonla mücadelede almamız gereken mesafeler var. Nihai amacımız enflasyonu kalıcı olarak tek hanelere indirmek. Mali disiplin en önemli çıtamız olmaya devam edecek” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2019 yılı bütçesi görüşüldü. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak görüşmelere katılarak konuşma yaptı.

Albayrak, Bakanlığı ile bağlı kuruluşların 2019 bütçesinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde hükümet adına yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 2002’den önce yüksek kamu açıkları, yüksek kamu borcu, sağlıksız bir finansal sistem ve yüzde 70’leri bulan enflasyon oranları içinde, birkaç yıl arayla sürekli kendi içinden kaynaklanan krizler geçiren ve çözüm üretemeyen bir iklime sıkışıp kalmış ülke konumunda olduğunu belirtti.

Türkiye’nin o günlerde üretemeyen, yatırım yapamayan ve yatırım çekemeyen, gelir düzeyi düşük ve sürekli kamu borcunun sürdürülebilirliği sorunu yaşayan bir ülke olduğunu ifade eden Albayrak, AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin oluşturulan geniş çerçeveli, zamanlı ve hedefli politikalarla 2000’li yılların başından itibaren bu sağlıksız ekonomik yapıdan kurtulduğunu ve ekonomiye istikrar kazandırılarak alt gelir grubundan, orta-yüksek gelirli ülkeler grubuna geçtiğini söyledi.

Bu dönüşümün ekonomik göstergelere de yansıdığını vurgulayan Albayrak, AK Parti iktidarları döneminde ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,7 büyüdüğünü, kişi başına gelirin 3 kattan fazla arttığını, 2005’ten bu yana yaklaşık 10 milyon kişiye iş imkanı sağlandığını, yoksulluk göstergelerinde önemli iyileşmeler elde edildiğini dile getirdi.

2002’den bu yana ihracatın 4 kattan fazla artarken, ihracatta ürün ve ülke çeşitliliğinde önemli mesafeler kaydedildiğini, kamu maliyesinde yeniden yapılandırmalar gerçekleştirilerek kamu açıklarının ciddi anlamda azaltıldığını, kamu borç yükünün yarıdan fazla düşürüldüğünü anlatan Albayrak, bankacılık sektörünün ise uluslararası en iyi standartları sağlayacak şekilde sağlıklı bir yapıya kavuşturulduğunu ve ekonomik büyümeye önemli katkı sağlandığını belirtti.

“KÜRESEL KOŞULLARI ÇOK YAKINDAN TAKİP ETTİK”

Bu dönüşümün, birçok uluslararası kuruluş ve platform tarafından örnek gösterildiğini anımsatan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, bir yandan IMF’de daha çok katkı sağlayan donör ülkelerden biri haline gelirken, diğer yandan G20 ülkeleri arasında yer alarak küresel ekonomiye yön vermede etkin bir role sahip olmuştur. 2007 yılında başlayıp tüm dünyayı sarsan küresel finansal krizin etkilerini Türkiye ekonomisi, bu sağlam yapısıyla birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeye kıyasla en az maliyetle atlatmış ve bu zor dönemde dahi üretim yapısını koruyarak istihdam artışı sağlayan dünyadaki nadir ülkelerden biri olmuştur. 
Üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen, küresel krizin etkilerini atlatamayan ve sistemlerini rehabilite edemeyen birçok ülke bulunmaktadır. Bu ülkeler, çareyi ticarette daha fazla korumacılığa yönelmekle bulmuş, bugün, kendi çözümlerini üretemeyen ülkeler nedeniyle küresel ticaret eski seviyelerinden oldukça uzaktadır. Bu durum, Türkiye gibi ihracatını daha da artırmayı kendisine hedef alan, küresel değerler zincirinde üst sıralara yükselmek üzere üretim yapısını oluşturan ülkeleri doğal olarak olumsuz etkileyebilmektedir. Biz rotamızı çizerken, tüm artılara ve eksilere hazırlıklı olabilmek için her zaman küresel koşulları çok yakından takip ederek, çok güçlü bir sistem inşa etmeye başladık.”

“EKONOMİ, RİSKLERE KARŞI DİRENÇ ORTAYA KOYDU”

Türkiye’nin 2013’te Gezi olayları ile başlayan birçok derin iç ve dış şoklarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Albayrak, sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik risklerin de arttığı bu süreçte Türkiye ekonomisinin çok önemli bir direnç ortaya koyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bu yıl ağustos ayında doğrudan ekonomiyi hedef alan finansal bir saldırıya uğradığını aktaran çeken Albayrak, şunları kaydetti:

“Piyasalarda o dönemde oluşan değerlemelerin ülkemizin makro temelleri ile bağdaşmadığının, hepimizin malumu olduğunu ifade ettik. İlk günden itibaren tüm kurum ve kuruluşlarımız, piyasaları yakından takip ederek bu ataklara karşı ekonomimizi koruyacak gerekli önlemleri almış ve sağlam adımları atmıştır. Bu zorlu koşullar altında kamu ve özel sektör paydaşlarımızla birlikte önümüzdeki dönemde ülkemizin çehresini değiştirecek olan Yeni Ekonomi Programı’mızı oluşturduk. Enflasyon ve cari açıkta kalıcı iyileşmeye odaklanan programımız, aynı zamanda üretim ve ihracata yönelik detaylı bir planlamayla yüksek katma değerli üretim yapısına geçişimizi çok daha hızlı bir noktaya taşıyacaktır. Kısa vadede, aldığımız önlemler ve orta vadeyi şekillendiren Yeni Ekonomi Programı’mızın da katkısı ile birlikte kasım ayında Türkiye ekonomisine yönelik algıda ve beklentilerde çok önemli olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Güven endeksleri toparlanırken, finansal piyasalarda kayda değer iyileşme gözlenmiş, ağustos ayı sonuna kıyasla döviz kuru yaklaşık yüzde 20 değerlenmiş, tahvil faizleri 370 puana yakın gerilemiş ve risk primlerinde 200 puanın üzerinde iyileşme sağlanmıştır. Üçüncü çeyrekte Türkiye ekonomisi, yüzde 1,6 büyüyen ve bu şekilde dengelenme süreci olarak ifade ettiğimiz süreci güçlü bir şekilde hayata geçirmeye başlamıştır. Kısa vadede büyümemizin yavaşlaması ancak akabinde gitgide daha da güçlenen bir ekonomik toparlanmanın sağlanması sürdürülebilir, dengeli ve sağlıklı büyüme hedeflerimizle uyumluluk arz etmektedir.”

 

 

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler : , ,
FY Ajans